Sevgili Hastalarım, Gözümüz Tedavinin İçinde!
Fizik Tedavi pratiğimde, teşhis ve tedavideki isabet oranının ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Geleneksel tanı yöntemlerinin (MR, Röntgen) statik görüntüleme sunduğu bir ortamda, benim en büyük yardımcılarımdan biri Kas-İskelet Ultrasonografisi (MSK-USG). Ben, bu cihazı bir tanı aracı olmanın ötesinde, görerek tedavi etmenin anahtarı olarak kullanıyorum.
Ultrason Tanıda Neden Bu Kadar Keskin?
Ultrason, bana hastalığınızla ilgili çok kıymetli ve dinamik bilgiler sunar:
Dinamik Değerlendirme: MR veya Röntgen'de hareketsiz dururken görünen dokuyu, ultrason sayesinde siz elinizi kaldırırken, tendonunuzu gererken, yani hareket halindeyken inceleyebiliyorum. Örneğin, sıkışan bir siniri veya kayan bir tendonu anlık olarak tespit edebiliyorum.
Yan Yana Karşılaştırma: Sağlam ekleminiz ile ağrılı ekleminizi anında karşılaştırarak, patolojik durumun derecesini kesinleştirebiliyorum.
Hassas Tanı: Ödemler, yüzeysel tendon problemlerinin ilk evreleri veya sinir sıkışmaları gibi detayları yüksek çözünürlükle görerek erken ve kesin tanı koyuyorum.
Enjeksiyonlarda %100 Güvenlik ve Hassasiyet
Tanıdaki üstünlüğü bir yana, ultrasonu asıl fark yaratan kısım, girişimsel işlemlerde kılavuz olarak kullanmamdır:
Uyguladığım PRP, Sitokin Serumu veya eklem içi enjeksiyonlarda, iğnenin ucunu ekranda anlık olarak izliyorum. Bu sayede, ilacın/ürünün milimetrik hassasiyetle, tam hasarlı bölgeye ulaştığından emin oluyorum.
Güvenlik: Ultrason rehberliği sayesinde, önemli sinir veya damar yapılarına zarar verme riskini neredeyse sıfıra indiriyorum.
Maksimum Verim: Enjeksiyonun doğru yerde olması, tedavinin başarı oranını katbekat artırır.
Benim için hastamın güvenliği ve tedavinin etkinliği önceliklidir. Bu yüzden kliniğimde her girişimsel işlemi ultrason eşliğinde gerçekleştiriyorum.